DiyetveKadın

Hoşgeldin; Misafir !
Senin Toplam 0 Mesajın Var.
Son Üyemiz : sekertas
Son Ziyaretiniz:

 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» tam bu kilodayım .................
Çarş. Ekim 29, 2008 2:39 pm tarafından Admin

» Niso hoşgeldin...............
Paz Eyl. 28, 2008 6:03 pm tarafından Admin

» Zayıflama Çayı: Funda yaprağı, mate yaprağı, yeşilçay, biberiye, kekik
Salı Eyl. 16, 2008 5:27 pm tarafından Admin

» Çocuğunuz eğlenerek öğrensin..
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:48 pm tarafından Admin

» Çocuğunuzun okul menüsünü takip edin!
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:47 pm tarafından Admin

» Evlat edinilen çocuk sevgiyle büyürse gerçeği kolay kabullenir
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:44 pm tarafından Admin

» Evlat Edinme Nedir
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:43 pm tarafından Admin

» Nimet Çubukçu: Koruyucu aile sayısı artmalı
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:42 pm tarafından Admin

» Evlat Edinme ve Hukuk
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:42 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
Forum
Forum

Paylaş | 
 

 Kalp krizi nedir, nasıl oluşur?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin

avatar

Mesaj Sayısı : 426
Kayıt tarihi : 30/08/08
Yaş : 35

MesajKonu: Kalp krizi nedir, nasıl oluşur?   Çarş. Eyl. 03, 2008 5:52 pm

Kalp kasınızın (miyokard) yaşamını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır ve bu oksijen kan yolu ile gelir. İşte kalp kasınıza oksijen taşıyan kanın geçtiği koroner damarların daralması ya da tamamen tıkanması sonucu kalp kasına gelen kan azaldığında veya tümden kesildiğinde kalp krizi ya da doktorların dediği gibi miyokard infarktüsü oluşur...

Kalp krizi nedir, nasıl oluşur?

Kalp kasınızın (miyokard) yaşamını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır ve bu oksijen kan yolu ile gelir. İşte kalp kasınıza oksijen taşıyan kanın geçtiği koroner damarların daralması ya da tamamen tıkanması sonucu kalp kasına gelen kan azaldığında veya tümden kesildiğinde kalp krizi ya da doktorların dediği gibi miyokard infarktüsü oluşur...

Kalbe oksijeni taşıyan koroner damarların, plak adı verilen, kolesterol ve diğer maddelerin birikmesi ile oluşan yapılarla kalınlaşıp sertleşmesi ateroskleroz olarak tanımlanır. Koroner damarların içindeki plak parçalandığında içinden çıkan maddeler plağın etrafında bir kan pıhtısı oluşturur...

Bu pıhtı damarı tıkayıp kalp kasına kan gelemediğinde, yani kalp kası oksijenden yoksun kaldığında, iskemi dediğimiz durum ortaya çıkar. İskemi sonucu kalp kasının bir kısmında geri dönüşü olmayan bir hasar veya hücre ölümü oluştuğunda kalp krizi (miyokard infarktüsü) oluşur.




Geri 1781 görüntülenme
(06/01/2008)



Kalp krizi riski nasıl azaltılır?

Eğer kalp krizi ya da inme için birden fazla risk faktörüne sahipseniz, yaşam tarzınızda risk düzeyinizi azaltacak değişiklikler yapmak zorundasınız...


Kalp krizi için risk faktörleri, kalp krizi riski nasıl azaltılır?

Eğer kalp krizi ya da inme için birden fazla risk faktörüne sahipseniz, yaşam tarzınızda risk düzeyinizi azaltacak değişiklikler yapmak zorundasınız.
Koroner kalp hastalığı ve kalp krizi riskini artıran temel ya da majör risk faktörleri, esasen kalp-damar (kardiyovasküler) hastalığı riskini artıran faktörlerdir. Çok önemli olan bu majör risk faktörlerini yeniden hatırlatmakta yarar var...

Katkıda bulunan risk faktörleri:

- Sigara
- Yüksek kolesterol
- Yüksek tansiyon
- Diyet ve Beslenme tarzı
- Fiziksel aktivite ve vücut ağırlığı

Kalp krizi belirtileri nelerdir?

Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir. Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar ve ne olduğu anlaşıldığında hasta için geç kalınmış olabilir...

Kalp krizi belirtileri nelerdir, ne yapmalı?

Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir. Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar ve ne olduğu anlaşıldığında hasta için geç kalınmış olabilir...

Kalp krizi belirtileri:

- Göğüste ağrı ya da rahatsızlık hissi. Sıklıkla göğsün ortasında, birkaç dakika süren, bazen azalıp artabilen, basınç, sıkıştırma, dolgunluk ya da ağrı hissi tarzındadır.
- Vücudun üst kısımlarında diğer bölgelerde rahatsızlık hissi. Bir kolda veya her ikisinde, sırtta, çenede veya midede ağrı ya da rahatsızlık hissi.
- Nefes alıp vermede güçlük. Göğüste ağrı ya da rahatsızlık hissi ile birlikte veya tek başına solunum güçlüğü.
- Soğuk terleme, bulantı veya baş dönmesi göğüs ağrısı ya da göğüste rahatsızlık hissi.
Hem kadın hem de erkeklerde kalp krizinin en sık belirtisi göğüs ağrısı ya da rahatsızlık hissidir. Ancak, kadınlarda diğer bulgular da sıklıkla göğüs ağrısına eşlik eder.
Emin olunamadığı durumlarda bile yukarıdaki belirtiler ve kalp krizi kuşkusu olduğunda mutlaka en kısa sürede (5 dakikadan fazla beklenmemeli) acil yardım ve ambülans çağrılmalıdır...

Burada dakikalar önemlidir ve hızlı hareket ederek bir yaşamı belki de kendi yaşamınızı kurtarabilirsiniz. Ambülansın gecikmesi halinde hasta bir taksi ile derhal acil servise getirilmeli ve eğer hastaya yardımcı olabilecek kimse yoksa arabayı hastanın kendisi kullanmamalıdır.
Türk Kardiyoloji Derneği




Kalp krizinden korunmak için ne yapmalıyız?

Kalp krizinden ve inmeden korunmanın 3 temel noktası vardır...

Kalp krizinden ve inmeden korunmanın 3 temel noktası vardır:

1- Sigarayı bırakın.
2- Daha fazla hareket edin.
3- Beslenmenize dikkat edin.
Gayet basit gibi görünüyor ama neden hala kalp krizi ve inme dünyada 1 ve 3 numaralı ölüm nedenleri olarak kalmayı sürdürüyor? Çünkü ne yazık ki, aşağıdaki kalp dostu öneriler her zaman dikkate alınmıyor .

- Sigarayı bırakın.
- Her gün aktif olun.
- Sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olun. Bunun için VKİ (vücut kitle indeksi) cetvellerinden yararlanın.

Kan kolesterolünüzü düşürün: Doymuş (tereyağ gibi oda ısısnda katı olan yağlar) ve trans yağları (katı margarinler) tüketmeyin, total kolesterolü 200 mg/dL’nin altına çekin. Risk düzeyinize göre, LDL kolesterolü, kalp hastalığı riskiniz düşük ise 160, orta derecede ise 130 ve yüksek ise 100 mg/dL’nin altına indirin.
HDL (iyi) kolesterol – erkeklerde 40 mg/dL kadınlarda 50 mg/dL veya üzeri olmalı.
Trigliseridler 150 mg/dL’den düşük olmalı.
Kan basıncını düşürün: Hedef <120/80 mmHg

Diyabetiniz varsa mutlaka kontrol ettirin. Çünkü diyabetlilerde sıklıkla mevcut olan yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, sigara, şişmanlık ve hareketsizslik gibi risk faktörlerinedeniyle kalp damar hastalığı riski 2-4 kat artmıştır.

Stresi azaltın. Stres, sigara içmenize veya fazla yemenize neden olabilir.

Alkolü sınırlayın. Alkolün fazlası tansiyonu ve trigliserid düzeylerini yükseltir, kalpte ritm bozukluğuna neden olabilir.

Kalp krizinden sonra yaşam: Yaşam tarzında değişiklikler yapmanın zamanı gelmiştir!

Hiç şüphesiz kalp krizi ciddi bir olaydır ancak yaşamın sonu da değildir! Pekala iyileşebilir ve kaldığınız yerden yaşamınıza devam edebilirsiniz, ancak bir şartla: Bir daha aynı durumla karşılaşmamak veya bir inme geçirmemek için yaşamınızda neleri değiştirmeniz gerektiğini öğrenip bunları eksiksiz uygularsanız!

Yaşamınızda yapacağınız bu değişiklikler nelerdir?

İşte ikinci bir kalp krizi veya inmeyi önlemek için olmazsa olmazlar:
Sigara ve puro, pipo gibi tüm tütün kullanma alışkanlıklarınızı terketmelisiniz. Kalp krizi geçiren bir kişinin tütüne devam etmesi ikinci bir kriz riskini 2 kat artırır!
Daha hareketli olmalısınız. Düzenli bir egzersiz programı ile stres ve depresyon azalır, kilonuzun, kolesterolünüzün ve tansiyonunuzun düşürülmesi kolaylaşır.
Beslenmenize özen gösterin. Bu sayede hem daha çabuk iyileşir hem de kilonuzu kontrol altında tutar, kan kolesterol düzeyinizin ve tansiyonunuzun yükselmesini önler, daha kolay düşürülmesine yardımcı olursunuz.
Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana birşey olmaz, yanılgısına asla düşmeyin, yukarıda saydığımız yaşam tarzı değişiklikleri kalp sağlığınız açısından en az ilaçlar kadar önemlidir!!

Türk Kardiyoloji Derneği

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://diyetkadin.yetkinforum.com
Admin

avatar

Mesaj Sayısı : 426
Kayıt tarihi : 30/08/08
Yaş : 35

MesajKonu: Geri: Kalp krizi nedir, nasıl oluşur?   Çarş. Eyl. 03, 2008 5:53 pm

Nasıl kurtuluruz?





• Hastalık üreten yaşam tarzı yüzünden küresel bir salgınla karşı karşıyayız. Şeker ve kalp hastalığından, şişmanlık ve hipertansiyona kadar yaygın sağlık sorunları giderek artıyor. Bu salgına yol açan yaşam tarzı, sadece bizi değil dünyamızı da tehdit ediyor. Sağlık ve hayatımızı boğan bu deli gömleğini nasıl çıkarabiliriz? Bu gömleği giydirenler de dahil kimse bu sorunun cevabını bilmiyor. Zihinlerin moloz bilgiyle kirlenmesi ve işgali, bu şifreyi çözmeyi engelliyor.
• Çözüm diye dayatılan her şey, dünyayı trilyon dolarlık sektöre semirtmekten başka bir işe yaramıyor. Artan sağlık harcamalarına rağmen, insanlık daha sağlıklı değil. Bu hastalıklarla mücadelede bunca yılda gelinen yer; bu hastalıklara yol açan risk faktörleriyle tek tek mücadele etmek yerine, hepsinin üstüne çullanma stratejisi. Yani bizi sokan ne kadar sivrisinek varsa elimize geçirdiğimiz şaplakla hepsine birden girişmek anlayışı. Risklerle dolu bir dünyada, insanlığı sokan sivrisinek bulutları olan bu riskleri yok etme savaşı da dev bir sektörü doğuruyor. Bu riskleri üreten bataklığı kurutmak çok daha ucuz ve kolay olmasına rağmen küresel sistemin büyütüp beslediği bilim dünyası bindiği dalı kesemiyor.
• Şişmanlıktan kansere kadar bir dizi sağlık sorununa getirilen çözümler, yaşam tarzını değiştirmek yerine yaratılan sektörü daha da büyütmek esasına dayalı. Daha şimdiden, 5-6 ilacın ayrı ayrı veya bir tek tablet halinde alınacağı ilginç bir döneme giriyoruz. Sadece yüksek tansiyon için bile çok sayıda ilaca mahkûm olabiliriz. Bunu alamayanların akıbeti ise kötü. Yüksek tansiyon ve kalpten ölümler bu yöntemle kontrol altına alınabilirse, şeker hastalığı ile boğuşan şişman bir dünyada yaşıyor olacağız. Şeker hastalığı ve şişmanlıkla ilgili araştırmalar ise son sürat devam ediyor. Yediğiniz içtiğiniz kalorilerin emilmeden atılması da dâhil olmak üzere bir sürü çözüm(!) hizmetinizde. Mideye konan kelepçe ve balonlar, karında toplanan yağların ameliyatla alınması, iştah artıran reklâmlardan sonra alınan iştah kesen ilaçlar ve daha niceleri…
• Küresel sağlık mehdileri ise sihirli gıdalarla ve yüksek teknolojiye dayalı rüyalarla toplumu uyutmaya devam ediyor. Yeter ki bu hastalık üreten yaşam tarzını değiştirmeyi kimse aklına bile getirmesin! Zaten isteseniz bile değiştiremezsiniz. Verilen mesaj bu! Dayatılan yaşam tarzını zorunlu olarak yaşıyoruz.
• Küresel sistemin yönlendirdiği bilim dünyası ise yaşam tarzını kökten değiştirmek ve Okinawa benzeri sağlıklı bir yaşam tarzının nasıl kurulacağı konusunu araştırmak hariç her konuda harıl harıl çalışıyor. Bu gibi konular bilim dünyasını aşıyor olmalı. Öte yandan, tek tük çabalar dışında yaşam tarzını değiştirmenin zor ve pahalı olduğuna dair yayınlar çıkmaya başladı bile. Bu yaşam tarzının mimarları bilime de yön veriyor olmasın?
• Yaşam tarzımız bizi ve dünyamızı tüketiyor. Canavarı yaratanlar ne yapacağını bilemez durumda. Küresel ısınmaya savaş açan eski ABD başkan yardımcısı Al Gore bile, bizi ve dünyamızı yok oluşa sürükleyen gerçek felaketin bu yaşam tarzının dayandığı Batı uygarlığı olduğunu ve bunun mutlaka sorgulanması gerektiğini açık açık söylüyor.
• İnsanı tüketim canavarına dönüştüren meta alışverişi yerine, ruhsal alışverişi artıran Anadolu Erenleri’nin gönül anlayışı çözümün temeli. Batı dünyasının tüketim anlayışı gaz emisyonunu artırır, küresel kıyamete yol açarken, maddi ihtiyaç ve ihtirasları sınırlayan milli kültürümüz yaşam sigortamız olabilir. İsrafı yasaklayan, karıncayı bile düşünen manevi anlayışımız küresel ısınmaya yol açmıyor. Batı dünyasının dünyayı kirleten tüketim hırsının tek tedavi yolu bizim gönül dünyamız. Tabii akıl edenler için.
• İçinde yaşadığımız akvaryumu hastalık üreten bataklığa çeviren her çeşit kirlenme, felaketlerin asıl nedeni. Bu yüzden, ‘şunu yiyin, bunu yapmayın’ türünde öneriler, sağlığımızın kilitlendiği kara kutunun şifrelerini ne yazık ki çözemiyor. Bizler bu öneriler peşinden koşarken, yaşam tarzımız hastalık üretmeye devam ediyor. Sağlık ve hayatımıza geçirilen çuval içinde debelenip duruyoruz. Karanlık bir savaşın kurbanı oluyoruz.
• Her çeşit yöntemin kullanıldığı bu karanlık savaşın hedefi; bedenimizi ve zihnimizi ele geçirmek. Taşıdığımız bedeni kim yönetecek? Patron kim olacak? Dış dünyadan beynimize üflenen programlar mı, yoksa biz mi? Bu zihinsel savaşın özgür irademizi esir aldığı bir yaşamda, özgürlük ve demokrasi olur mu? Bu açıdan bakılırsa sorun özgürlük sorunu, çözüm de bilim ve akıl oyunu. Sayısı belirsiz oyunların perde arkasını gösteren sihirli bir gözlüğe ihtiyaç duyuyoruz.
• İçinde yaşadığımız akvaryumun suyu olan yaşam tarzını kirleten kanalları bilmeden ve bunları temizleyen akıllı filtreler takmadan sağlıklı bir hayata geçmek mümkün değildir. Bu kanallar; ülkemizi çöplüğe çeviren çevre savaşı, toplumun yaşam tarzını yozlaştırıp çürüten medya savaşı, beyinleri işgal ederek küresel yaşam tarzını dayatan ve bize ait ne varsa yok eden zihinsel soykırım savaşı, vücudumuzu şişiren boyalı sıvı ve içkileri dayatan su savaşı, Türk toplumunu hasta ederek kırmayı amaçlayan sağlık savaşı, bilimsel yozlaşmaya yol açan bilim savaşı, küresel sağlık anlayışı ve şifreleri…
• Öncelikle ve acilen, Ulusal Yaşam Kongresi’ni toplayarak bilimsel çözümleri bulmak zorundayız. Küresel yel değirmenlerine saldıran bir Don Kişot’luk yerine, yaşam tarzı filminin görünmeyen perde arkasını gözler önüne sermeliyiz. Ve daha da önemlisi, sağlık ve hayatımızı kilitleyen şifreyi çözmeye çalışırken, hastalık üreten bir yaşamdan sağlıklı yaşama geçişin yol haritasını çizmeliyiz.
• Sihirli gıdalarla oyalanan bir toplumun, sağlığı ticari meta haline getiren küresel oyunlar karşısında şok olup uyanması ve sağlık bilincine kavuşması zaman alacaktır. Sağlıklı ve özgür yaşama yöntemlerini içeren düşüncelerin, ülkemizin en ücra köşelerine kadar yayılması dileği ile…

Doç. Dr. Kemal Yeşilçimen (Kardiyolog)
Kaynak: Yeşilçimen K: Hastalık Üreten Yaşam Tarzımız Nasıl Değişir. Hayy kitap 9. Baskı, 2007


Kimler kalbini kontrol ettirmeli?

Kalp hastalığı kadın erkek tanımıyor... Bu nedenle aile geçmişinde bu hastalık olanlar 30, risk taşımayanlar ise 40 yaşından sonra yılda bir kez kardiyel check-up yaptırmalı...




``Kimler kalbini kontrol ettirmeli?`` sorusunun tek bir cevabı yok...

Bu soruya, aile hikayesi olan ve olmayan için ayrı yanıtlar veriyoruz. Eskiden kadın ve erkekleri ayırıyorduk. ``Erkekler 40 yaşından sonra, kadınlar ise 45 yaşından sonra check-up yaptırmalı`` diyorduk... Fakat bu ayrımı artık kaldırdık... Çünkü erkeklerle kadınlar arasında risk yönünden fark kalmadı...

Bu testleri yaptırın

Kadınlar artık erkekler kadar sigara içiyor, erkekler gibi çalışıyor, erkekler kadar stresliler, doğum yapmıyorlar (doğum kontrol hapları kullanıyorlar) ve sağlıksız beslenmiyorlar... Bu nedenle 40 yaşından sonra herkesin yılda bir kez kalp yönünden check-up yaptırması şart. Check-up sırasında da mutlaka kan yağları, kan şekeri kontrol edilmeli, efor testi yapılmalı, EKG ve bir akciğer filmi çekilmeli, ECHO hiç olmazsa bir kez yapılmalı, kapak problemi varsa her yıl tekrarlanmalı yoksa 3-4 yılda bir tekrarlanmalıdır.
Eğer aile hikayesi varsa, yani anneden, babadan, dayılardan, amcalardan, hala ve teyzelerden 35-40 yaşında hayatını kaybetmiş insanlar varsa, o zaman 10 yaş aşağıya inip, 30 yaşından itibaren kadın veya erkek herkes bu kontrollere tabi tutulmalıdır.
Risk altında olanlar dikkat

En ideal kontrol, kalsiyum skorlaması yapıldıktan sonra bir bilgisayarlı koroner anjiografi ile yapılabilmektedir. Bence herkes 40 yaşından sonra bir kez bilgisayarlı koroner angiorafi yaptırmalıdır. Bir sorun tesbit edilirse klasik angio ile bu tetkik tamamlanmalı, bir sorun yoksa doktorunun belirleyeceği bir zaman sonra (3-5 yıl) tekrarlanmalıdır.


Check-up çok önemli...

Her tıbbi teşhis gibi kardiyak check-up`ın da bir yanılma payı vardır. Bazen bunu yakın dostlarımızda bile yaşıyoruz. Birkaç ay önce yaptırdığı check-up normal çıkmasına rağmen enfarktüs geçiren insanlar da var. Ama bunlar çok azınlıkta... Binde bir olan vakalar. Check-up`ı reddetmemek lazım. Hiçbir şikayeti olmayan birçok insanın sessiz kalp hastalığı ortaya çıkarılabiliyor. Ancak yapılan Check-up o anın sonuçlarını veriyor, hiçbir zaman 6 ay sonrasının güvencesini vermiyor.


Bu uyarıları ciddiye alın

Koroner kalp hastalıklarından korunmak için mevcut risk faktörlerini ortadan kaldırmamız lazım. Çocukluktan itibaren sağlıklı beslenmek şart... Ayrıca kesinlikle sigara içmemek, şişmanlıkla ciddi şekilde mücadele etmek gerekiyor... Diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol gibi mevcut hastalıklar kontrol altına alınmalı. Bir de egzersiz çok önemli... Her gün en az 1 saat düzenli yürüyüş yapılmalı.
Tarafımızdan ilköğretim okullarında yürütülen KALBİMİ SEVİYORUM - FAST FOOD YEMİYORUM kampanyasının çok olumlu yanıtlarını aldık. Ünlü bir fast food zinciri bizimle yaptığı görüşmeler sonunda kalp sağlığı için diet ürünleri (ızgara tavuk ve balık, salata, buna benzer light ürünler) hazırladı. İlgili firmaya memnuniyetimi ifade ederek bu ürünlerde kızarmış patates yerine fırında veya haşlanmış patates, kolalı içecekler yerine ayran ve kefir olmasının da diğer beklentilerimiz olduğu belirtik.
Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://diyetkadin.yetkinforum.com
 
Kalp krizi nedir, nasıl oluşur?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» psd nedir nasıl kullanılır? psd hakkında soru cevap?
» Tomatis Metodu nedir?
» turkce slow sarkilara klip cekme teknikleri, Klip Çekme Teknikleri, Klip nasıl çekilir..
» Youtube engeli nasıl kaldırılır
» İyi bir çiğ köfte nasıl yapılır?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DiyetveKadın :: Genel Sağlık :: Herşey Saglık İçin-
Buraya geçin: