DiyetveKadın

Hoşgeldin; Misafir !
Senin Toplam 0 Mesajın Var.
Son Üyemiz : http://diyetkadin.yetkin-forum.com/u18
Son Ziyaretiniz:

 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» tam bu kilodayım .................
Çarş. Ekim 29, 2008 2:39 pm tarafından Admin

» Niso hoşgeldin...............
Paz Eyl. 28, 2008 6:03 pm tarafından Admin

» Zayıflama Çayı: Funda yaprağı, mate yaprağı, yeşilçay, biberiye, kekik
Salı Eyl. 16, 2008 5:27 pm tarafından Admin

» Çocuğunuz eğlenerek öğrensin..
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:48 pm tarafından Admin

» Çocuğunuzun okul menüsünü takip edin!
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:47 pm tarafından Admin

» Evlat edinilen çocuk sevgiyle büyürse gerçeği kolay kabullenir
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:44 pm tarafından Admin

» Evlat Edinme Nedir
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:43 pm tarafından Admin

» Nimet Çubukçu: Koruyucu aile sayısı artmalı
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:42 pm tarafından Admin

» Evlat Edinme ve Hukuk
Ptsi Eyl. 15, 2008 8:42 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
Forum
Forum

Paylaş | 
 

 Çocuklarda Sosyal Fobi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin

avatar

Mesaj Sayısı : 426
Kayıt tarihi : 30/08/08
Yaş : 35

MesajKonu: Çocuklarda Sosyal Fobi   C.tesi Eyl. 13, 2008 8:22 pm

Sosyal fobinin temel özelliği, başka insanların da bulunduğu ortamlarda "hata yapma, diğer kişiler karşısında küçük düşme" korkusudur.

Sosyal fobi nedir?
Sosyal fobi ilk kez Isaac Marks ta­rafından 1966 yılında tanımlan­mış olan bir psikiyatrik bozuk­luktur. Sosyal alanda duyulan korku yani sosyal çevre içinde ya­şanırken açığa çıkan korku hali olarak da adlandırılabilir. Sosyal fobi, korkuyu ve kaygıyı birleştir­mesi nedeniyle olumsuz duygula­rın çok daha ağır olarak kendini göstermesiyle şekillenir. En çok açığa çıkan "Ben bunu yapamam" düşüncesidir. Bu düşünce de kişi­ler arası iletişimden uzaklaşmaya sebep olur.

Çocuklukta ve erken yaşlarda sosyal fobiyi doğuran etkenler nelerdir?
Sosyal fobinin temeli çocukluk yıl­larında atılır. Çocuklar tanıdık ol­madıkları ortamlarda ürkek, sessiz, çekingen, utangaç bir tavır sergile­yebilirler. Çocuğun yaşına göre, ağlama, ebeveyne ya da kendisiyle ilgilenen bakıcıya sıkı sıkı sarılma, yanlarından ayrılmama, çeşitli ger­gin davranışlar gibi farklı tepkiler de gözlenebilir. Sosyal fobisi olan çocuklar, toplulukla oynanan oyunlara katılmaz, sadece uzaktan izlemekle yetinirler. Sadece İdare edilirler, kendileri idare etmezler. Tüm bunların sonucunda toplulu­ğun olduğu yerlere; yuvaya ya da okula gitmek istemezler.Öncelikle üzerinde durulması ge­reken nokta çocuğun bunu neden yaptığıdır. Çekingen olan çocuk aynı zamanda utangaçtır. Ancak utanma duygusu birdenbire ço­cukta belirmez; her zaman bir se­bep ve sonuç vardır. Utanç duy­gusu yerleştikten sonra çocuk, hakkını savunma özelliğini kazanamayabilir ve bu nedenle hakkı­nı koruma Özelliği yerine suçluluk duygusu gelişmeye başlar. Utan­gaç çocuklardaki suçluluk duygu­su elbette ki çocuğun hareketleri­ni kısıtlar. Çevresinde huzursuz­luk doğuracağı ve cezalandırılaca­ğı endişesiyle araştırmaya yönelmez, sadece kendisine verilenlerle yetinmek durumunda kalır ve yeni başlangıçlar yapmakta zorluk çeker. Yeteneklerini geliştirmek­ten, hakkı olan şeyleri istemekten kaçınır. Böyle bir çocukluk yaşa­yan kişi de girişimcilik ya da ba­ğımsızlık duygusunun gelişmesi kısıtlı olur. Bu koşullarda büyü­yen çocuklar da büyük olasılıkla pasif, çekingen ve utangaç ergen­ler olmaya adaydırlar.

Sosyal fobinin günlük yaşantıya getirdiği zorluklar nelerdir?
? Başkaları tarafından yargılanacakları ya da yargılanabilecekleri duygusu kişiyi tamamen tedirgin eder.
? Çekingenlik, utangaçlık duyguları kişiyi baskılar ve gerçek tepkilerini göstermelerini engelleyebilir.
? Sosyal fobide en sık yaşanan sorun topluluk içinde konuşmaktır. Kendi evlerinde ve aile üyeleriyle birlikteyken çoğunlukla rahat ederler. Ancak yeni girdikleri bir ortamda, yeni tanıştıkları kişilerle konuşmaktan yoğun bir sıkıntı duyarlar. Seslerinin titrediğinin, yüzlerinin kızardığının, yaşadıkları gerginliğin anlaşılacağından korkarlar.
? Konuşmalarının karşısındakinin ilgisini çekmeyeceğini ya da saçma, anlamsız bulunacağını düşünür, genellikle sessiz ve uzak kalırlar.
? Sosyal fobi kişinin okul yaşamını da olumsuz etkileyebilir. Örneğin bir öğretmen ders anlatırken çocukta öğretmenin kendisine soru soracağı ve tahtaya kaldıracağına yönelik yoğun kaygı belirtileri kendini gösterebilir.
? Sosyal fobisi olan bir öğrenci derste sorulan soruya bilgisi yeterli olduğu halde yanıt vermekten kaçınır, soruyu bildiği halde parmak kaldırmaz.

Sosyal fobiyle çekingenlik arasında bir fark var mıdır? Varsa ebeveynler ayrımı nasıl yapabilir?
18 aylık bir grup çocuğu yeni bir ortama koyduğunuzda bunların yüzde 15'İ belirgin dışadönük davranır, yüzde 70'i çevreye ra­hatça uyum sağlarken, diğer yüz­de 15'i belirgin bir utangaçlık, çe­kingenlik ile kendini geri çekme davranışı gösterir. Bu eğilim okulöncesi yaşlarda arkadaş grupların­dan uzak durma, yabancıların ya­nında belirgin rahatsız olma, yeni girilen ortamlarda anne babadan ayrılamama, huzursuz olma, ağla­yıp kendi evine dönme konusun­da büyüklerine ısrar etme gibi davranışlarla sürer. En önemlisi çocuğu davranışlarının sebepleri­nin anlaşılmasıdır. Acaba çekin­genliğinden mi içine kapanmıştır; yoksa yanlış algılanacağını düşün­düğü için ya da eleştirileceği kay­gısıyla mı kendini çekmiştir. Bura­daki ayırım çok önemlidir. Çekin­gen kişiler sessizdirler, konuşma­lara katılmazlar. Ancak her sessiz ve konuşmaya katılmayan kişide sosyal fobi yoktur. Sosyal fobi özellikleri olanlar konuşmayı ister ancak yanlış anlaşılmaktan ya da eleştirilmekten ötürü tedirgin olurlar. Her şeyin tam olmasını is­ter ancak bunu tamamlayamayınca kendi kendisine tepki verir ve kaçınma davranışı gösterir. Örne­ğin sosyal fobi özellikleri olan çocuk tahtaya kalktığında özellikle sözlü sınavlarda yoğun kaygı ne­deniyle (terler, titrer, ağzı kurur, kekeleme ya da çok sessiz konuş­ma ile öğretmenin gözlerine bakamaz) gerçek bilgisini göstere­mez. Çekingen çocuk ise öğret­menin yumuşak üslubuyla ve an­layışlı motive edici tutumuyla ce­vap verir ancak başarısında bir düşme olmaz bilgisini olduğu gibi söyler.

Yetişme farklılıkları önemli midir?
Olumlu ve olumsuz ortamda sağ­lıklı ya da sağlıksız şekilde yetişen bir çocuğun sağlıklı bir birey ola bilmesi için yetiştirilme şartları son derece önemlidir. Olumsuz ortamda büyüyen ve orada yetiş­mek durumunda kalan bir çocuk elbette ki pozitif, sağlıklı, anlayı­şın ve İletişimin olduğu bir çevre­de büyüyen bir çocuktan farklı olacaktır. Baskıcı, sürekli azarla­yan, çocukların konuşmasına izin vermeyen, çocuğa değer verme­yip şiddet gösteren aileler çekin­genlik ve korkunun tohumlarım ekerler. Elbette ki ekilen tohumlar sürekli beslenirse büyür ve ortaya bastırılmış, çekingen ya da bunun tam tersine son derece asî ve pato­lojik özellikleri olan, sürekli çatış­malarla yaşayan bir ergen ve ye­tişkin çıkar. Doğal olarak her iki şekilde farklı yerde yetişmiş ço­cukların da benlik algıları, davra­nış ve tutumları, olaylara bakışları ve olayları çözme sistemleri farklı olacaktır.Benlik algısı, anne babanın çocuğa yönelik sözel veya sözel olmayan tavırları ile oluşmaya başlar. Öz­güven gelişiminde bebeklikten er­genliğe kadar olan dönem, önemli ve belirleyici olmasına rağmen, aslında özgüven gelişimi, insanın yaşam boyu edindiği deneyimler­den etkilenerek sürer.
Bu yetiştirilme farklılıklarına göre küçüklükten itibaren her çocuk farklı alışkanlıklar kazanmış ola­caktır. Alışkanlıklar da farklı baş­ka alışkanlıkları ortaya çıkaracak ve onların gelişmesini, şekillen­mesini sağlayacaktır. Beklenen; olumlu alışkanlıkların olumlu so­nuçlar yaratması olumsuz alışkan­lıkların ise olumsuz sonuçlara se­bep olmasıdır. Ve çocuk ilerde ye­tişmiş olduğu çevrenin özellikleri­ni yansıtacaktır.

Sosyal fobi için nasıl bir tedavi süreci izlenmelidir?
Öncelikle çocuğun özelliklerine bakılması için bir çocuk psikologu veya pedagogdan yardım alınmalı­dır. Çocuklara yönelik birtakım testler vardır. Hikâyelerle yapılan, resim çizmelerle uygulanan çocuk­ların duygu ve düşünce dünyalarını anlamaya yönelik testler. Bunların sonuçlarına göre ailelere bilgi veri lirken, ailenin çocuk hakkında ya­şadıkları ve verdikleri bilgilerde de­taylı bir şekilde alınmalıdır. Çocu­ğun davranışları çocuğu tamamen engelleyen bir hal almışsa bir ço­cuk psikiyatristi ile de görüşülmeli­dir. Çocuğun durumuna yönelik oyun terapisi, bireysel veya grup terapisi seçilmelidir. Bu arada ço­cuk eğer okula gidiyorsa öğretmeni de tedavi planına dahil edilmelidir.
Baskıcı, sürekli azarlayan, çocukların konuşmasına izin vermeyen, çocuğa değer vermeyip şiddet gösteren aileler çekingenlik ve korkunun tohumlarını ekerler.
Bazen sosyal fobik özelliklerle başlayan durumlar aslında başka bir hastalığın habercisidirler; çocukluk depresyonu ve takıntılar gibi.

Ne zaman uzmana başvurulmalıdır?
Aşağıdaki haller söz konusu olduğunda en kısa zamanda bir uzmana başvurmakta fayda var:
? Eğer çocuğun okuldaki başarı kapasitesi düşmeye başlamışsa, arkadaşlarından uzaklaşma, kimse ile telefonda dahi konuşmama, telefonlara çıkmama durumları varsa dikkat edilmedir.
? Çocukta kızarma, terleme, titreme, konuşurken göz kaçırma, kendini sosyal çevreye kapama durumu varsa mutlaka çocuk ile konuşulmalıdır. Bir sorun başlıyor olabilir.
? Her çocuk sınav öncesi heyecanlanır, kaygı duyar ancak bu kaygı sürekli görünüyorsa mutlaka ebeveynin okula gidip durumu araştırması gerekmektedir.
? Çocuğun yazılıları iyi, sözlüleri kötü ise heyecan durumu dikkate alınmalıdır. Okuldaki rehberlik uzmanından yardım alınmalı, eğer rehberlik uzmanını aşan bir durum var ise mutlaka çocuk psikologu ya da psikiyatristi ile görüşülmelidir.

Anne Babalara Öneriler...
İyi birer gözlemci olun
Öncelikle anne babaların çocuklarını çok dikkatli gözlemleyip, utangaçlık belirtilerini saptamaları gerekmektedir. Sosyal fobi erken yaşlarda başlayan bir bozukluk ofduğu için tedavi edilmediği takdirde kişiyi gençlik dönemlerinde etkileyip kapasitesini kısıtlamasına sebep olur. Yaşam boyu olumsuz etkisini sürdürdüğü için anne babalar dikkatli olmalıdır. Bu nedenle ilk adım; "farkındalık düzeyimizi artırmaktan" ve "doğru algılama"dan geçer.

Model olun
Ebeveyn çocuk için öncelikli bir modeldir. Bu nedenle anne babanın çocuk ile iletişimi yeterli düzeyde olmalıdır. Bir erkek çocuk sadece anneye bırakılmamalı, baba mutlaka oğluyla ilgilenmeli ve ona model olmalıdır. Aynı şekilde kız çocuk için de anne iyi bir model olmalıdır. Yetişkinlik döneminde yapacakları seçimlerin sağlıklı olabilmesi açısından kız çocuk için iyi bir baba modeli, erkek çocuk için ise iyi bir anne modeli olmalıdır. Ebeveynden sonra öğretmen de çocuk için bir modeldir. Bu nedenle öğretmen çocuk ile sağlıklı iletişim içinde olabilmelidir. Unutmayalım, çocuklar geleceğin yetişkinleridir.

Öğretmeniyle sürekli iletişim halinde olun
Çocuğun anaokulunda ya da örgün öğretimde olması durumuna göre okuldaki öğretmenleri ile mutlaka iletişime geçilmelidir. Özellikle çocukların toplu olarak faaliyetlerde yer alması sağlan­malı ve başarılarından ötürü destek verilmelidir, ancak başarısızlık durumunda da bu büyük bir faciaymış gibi yaşanmamalıdır.

Beklentilerinizi bir kere daha değerlendirin
Anne baba ortak bir kararda olmalı ve birbirini destekleyen şekilde davranmalıdır. Geçmişte kendi yaşadıkları olumsuz durumları da açık gönüllülük ile çocuklarıyla paylaşmalıdırlar. Çoğu anne ya da baba kendilerinin arzu ettikleri ve başaramadıkları hedefleri çocuklarının başarmasına yönelik yol çizerler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çocuğun gerçek yeteneği ve becerisidir. Çocuk kendisinden çok fazla istek olursa da kendisini geri çekecektir. Bu nedenle çocukları kapasiteleri­ne göre yetiştirebilmek önemlidir.

Kaynak: Çocuk ve Aile Dergisi, Şubat 2005 ''Uzman Psikolog Yıldız Burkovik''

alıntıdır

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://diyetkadin.yetkinforum.com
 
Çocuklarda Sosyal Fobi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» AİLE İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER
» Çocuklarda Otizm Benzeri Hastalıklar, Otizm ve ilaç Kullanımı , Çocukta Otizm ve Tedavisi (3 Video)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DiyetveKadın :: Genel Sağlık :: Çocuk Sağlığı ve Eğitimi-
Buraya geçin: